Her Çocuk Kendi Hikâyesini Yazar: Çocuk Gelişimine Bütüncül Bir Bakış
Çocuk gelişimi, yalnızca belirli becerilerin kazanıldığı bir süreç değildir; aynı zamanda bir insanın dünyayla kurduğu ilk ilişkinin inşa edildiği çok katmanlı bir yolculuktur. Bu yolculukta her çocuk, kendine özgü bir ritimle ilerler. Aynı yaşta iki çocuğun aynı şekilde düşünmesini, hissetmesini ya da tepki vermesini beklemek; çocukluğun doğasına aykırıdır.
Gelişim; bedensel büyümenin ötesinde, duyguların tanınması, düşüncelerin şekillenmesi ve sosyal ilişkilerin kurulmasıyla anlam kazanır. Bir çocuğun “başarılı” olarak tanımlanması; erken okuması, hızlı öğrenmesi ya da yaşıtlarından önde olmasıyla değil, kendini güvende hissetmesi ve potansiyelini keşfedebilmesiyle mümkündür.
Bu noktada yetişkinlerin yaklaşımı belirleyicidir. Çocuğu sürekli yönlendiren, düzelten ya da kıyaslayan bir tutum; gelişimi hızlandırmaz, aksine içe kapanmaya yol açabilir. Oysa çocuğun ihtiyaçlarını fark eden, sorularına alan tanıyan ve duygularını ciddiye alan bir yetişkin; çocuğun içsel motivasyonunu güçlendirir.
Her çocuk, anlaşılmaya ve görülmeye ihtiyaç duyar. Onu olduğu hâliyle kabul eden bir çevre, çocuğun kendine olan güvenini besler. Çünkü gelişim; baskıyla değil, ilişkiyle büyür.
Geleceğe Yatırım Yapın
Çocukların eğitim, sağlık ve beslenme ihtiyaçlarını karşılayarak toplumsal kalkınmaya katkıda bulunun.